Cuma, Kasım 06, 2009

İki konu...

Bu sabah sevgili beni işe getirirken kabak gördük..bana akşama kabak yapar mısın dedi..bende tarhana corbası yapacaktım anneciğimin gönderdiklerinden...üstüne de tatlı yeriz..yaparım elbette dedim...daha sonra Yılmaz Ozdil'i okudum..hem güldüm hem düşündüm...ekmeğimi..yoğurdumu evde yapıyorum..zeytin..turşu ve domates sularımı anneciğim yapıyor...ama hiç mi birşey yemiyoruz sokaktan..elbette yiyoruz...hemde genetiği ile oynanmış organizmaların en şahanelerini yiyoruz...

Neyse ben akşama kabak tatlımı ve tarhana corbamı yapıyorum...krik krak yaptığım ev yapımı ekmeklerimi de üzerine serpip yiyeceğiz..size de tavsiye ederim..mümkün olduğunca kendiniz yapın..satın almayın..özellikle de çocuklarınız varsa..

Gecen hafta mailboxuma bir mail düştü...başında şöyle diyordu....

Siteni o kadar uzun zamandır takip ediyorum ki
nete girdiğimde artık ilk baktığım blog sen oldun
kimi zaman katıldım sana kimi zaman katılmadım...
Ama Atam hakkında düşündüklerine her zaman hayranlık duydum

Şimdi sen hamilesin ya...Ben bu duruma bayıldım..mailin sahibi Sevgi idi...ve bugün aşağıdaki t-shirt elime ulaştı..



Tshirt yetmemiş birde iğneler var yanında...


Bayıldım tabi ki ben bu işe...Sevgi ısrarlarıma rağmen benden hiç birşey almadı ama sitesinde bu t-shirtleri satıyor...

Perşembe, Kasım 05, 2009

U2 Türkiye'de..

Haftalardır heyecanla 2 Kasım'ı bekliyorduk..U2'nun biletlerinin satışa çıkmasını..benim de hemen iki adet edninmemi ve konseri Bono ve Edge'e en yakın yerden seyretmeyi..ve fakat o da ne..Red Zone biletlerinin tamamı tükenmişti..saat ise henüz 10'u 10 geciyordu..yani biletler 10 dakika önce satışa cıkmıştı...aa kriz vardı memlekette..bak demek ki yokmuş dedim..tanesi 550 lira olan biletlerden hiç kalmamıştı...biz Barca'da U2'yu tribunden izlemiştik..çokta şahane bir yerden..o yüzden bir tribün maceram var..ben daha yakından seyretmek istiyorum oysaki..sevgiliyle düşündük taşındık..saha içine dayanabilir miyiz dedik..dayanırız elbette yahu..gençiz biz..erken gideriz..biralarımızı içeriz..çimenlere yayılırız ve bekleriz dedik..aldık saha içi biletlerimizi..U2 360 tour t-shirtlerimiz yıkandı..ütülendi...hazırız...6 eylül 2010'da konserde..saha içinde görüşürüz..bu sefer en lezizinden sunday bloody sunday'ı hep birlikte böğürerek söyleriz..

Çarşamba, Kasım 04, 2009

Hamilelikte Yoga



Benim şahsi fikrim hamilelik yogası diye birşeyin olmadığı..bunun tamamen ticari olduğudur...zira hamileler ve cocukla ilgili herşey sömürüye çok açık...o yüzden başlığı Hamile yogası olarak değil Hamilelikte Yoga olarak attım..içimdeki anarşist mi çıktı ortaya ne hehe...sevgili duymasın...ben uzundur yoga yapıyorum..kendime göre de yogayı hayatımın her alanına sokmaya gayret ediyorum..yogayı yapmaya değil..yaşamaya gayret ediyorum..Hocamın hep dediği gibi kırmızı ışıkta artık sinirlenmiyorsanız olmuşsunuzdur...öyle uçalım..kaçalım beklemiyorum..bu kadar dünyevi yaşarken..

Uzun lafın kısası..doktorum ve hocamın uzun itişmeleri sonucu hamilelikle birlikte ara vermiş bulunduğum yogaya 3 ayı tamamlayınca başlamama karar verildi...şimdi çok mutluyum..keyifliyim..hamile sınıfına girmiyorum..her zaman girdiğim sınıflara giriyorum...gözüm hocamda olmak kaydı ile göbeğimi sıkıştıran asanalardan..çok fazla esneme gerektiren asanalardan 7. aya kadar uzak durarak..özellikle nefes tekniklerine ağırlık vererek ve yüz üstü yatmayarak yapıyorum yogamı...her zaman hissettiğim gibi de son derece dingin ve huzurlu hissediyorum..ve eminim ki bunu içimde oluşmakta olan yeni beden de hissediyor..öyle ki bebeğin ilk hareketini bir yoga dersinde yere uzandığımda hissettim..mutluluğun tarifi yok elbette..

Yoganın hamililiğe desteği özellikle bedenini esnetmekte zorlanan hamilelerin esnekliği görmeleri..normal doğum yapmayı düşünen anne adaylarının nefes tekniklerini öğrenmeleri ve bunları doğumda kendilerine faydalı olabilecek şekilde kullanmayı öğrenmeleri..ve en önemlisi pelvik kaslarına hakim olmayı öğrenmeleri..ve yine normal doğumda bu hakimiyeti kullanabilmek...

Öte taraftan yoganın enerji vericiliği..çakralar üzerindeki etkileri..bireyi kendiyle barıştırması...ulaşacağı yere yol olması hamilelikte anne adayının kendini daha zinde..dingin.süper üstü hissetmesine faydalıdır..farkındalığın artması bebek ile olan iletişimi güçlendirirken..dinginlikte hamilelikte yaşanan hezeyanları en aza indirir.

Yukarıdaki fikirler tamamen kendime ait olup içlerinde biraz anarşist kıpırdanmalar barındırmaktadır...Hocam sürçi lisan ettim ise affola.

PS- Bu arada hamilelikteki baş danışmanımı aradım..yahu herkes bir doğum kursu peşinde...bebek bakımı kursu derdinde..ben öylece duruyorum sadece yoga yapıyorum dedim..güldü bana uzunca..bırak o işleri..vaktin varken bebeğin ilk yılı ile ilgili kitap oku dedi..hamileliğe bir etkin yok ama bebek geldiğinde aklında kalan en küçük bilgi kırıntısı sana kurtarıcı olucak..ve sadece yoga yap..nefes çalış dedi...okumaya başladım...what to expect serisinin bebeğin ilk yılı ile ilgili olanı...birde elbette baş danışmanın "Bebeğimin ilk yılı" kitabı...Şİmdiden Baş danışmana kocaman bir kucak ve teşekkür.

Pazartesi, Kasım 02, 2009

Dünyanın En Güzel İnsanına

Sabahları uyandığımda bana bakan bir çift gözün varlığı...bana açmış olduğu aydınlanma yolu..ve bu yolculukta bana eşlik etmesi...hayat yolculuğunda beni seçmiş olması...aşkı belki de ilk kez dolu dizgin ..hesapsız kitapsız yaşattığı....şu hayattaki çirkinlikleri görmemi engelleyip bana sadece güzellikleri göstermesi...beni sınırsız ve sonsuz sevmesi...beni benden çok düşünmesi...beni benden çok sevdiği..ve daha aklıma gelmeyen binlerce sebepten ötürü ben şu adama feci halde aşığım...

Ve her yılın 2 Kasım'ında olduğu gibi..hiç bıkmadan usanmadan söylediğim ve söyleyeceğim gibi..."İyi ki doğdun..iyi ki aldın beni hayatına..iyi ki öğrettin ve hala öğretiyorsun..iyi ki varsın...seni çok seviyorum..."

Cuma, Ekim 30, 2009

Doğumgünü



Dün gece yukarıdaki görüntüler aslında benim bloğun bugünkü 4 yaşına basması şerefine erken tasarlanmış bir kutlamaydı...hahahyt...şaka bir tarafa bir blog yazmaya başladığımda eş dostla haberleşelim diye başladım...sonradan diğerlerini okumaya...daha sonradan çok keyif almaya..geçen zamanla dostlar edindik..sevgili ile birlikte...şimdi bayılarak buluştuğumuz dostlarımız var..ne derdim olsa arayabildiğim..hiç çekinmeden...Ankara'da zır zır aradığım dostlarım...evlerine çekinmeden girdiğim...sokaklarda şen kahkahalar attığım...hiç tanımadığım ama sanki tanıyormuş gibi yakın hissettiğim..sokakta görünce hiç erinmeden sarıldığım...tüm içtenliğimle...sıkıntılarımı paylaştığım..üzüntü ve mutluluklarını pervasızca paylaştığım dostlarım var...hani japonya'ya gitsem başım derde girse arayabileceğim dostlarım var..afrikaya gitsem de....bazen fikirlerimiz uyuşmasa da karşılıklı fikirlerimizi tartıştığımız dostlarım var..

Bir insan daha ne ister ki...ve son olarakta iyi ki varsın be blog...

PS- Dün gece köprüdeki gösteri muhteşemdi... tekrar etmeden gecemeyeceğim..Ne mutlu Türküm diyene!

Çarşamba, Ekim 28, 2009

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

Yarın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı..son yıllarda anlamı kaybettirilmeye çalışılan benim en sevdiğim bayram...Sevgili Atamızdan bizlere armağan...emanet...hepimizin dört elle sarılması gereken..özgürlük ve bağımsızlık yolunda ilerlememizi sağlayan en şahane zamanların başlangıcı bayram..bugün belki hepimiz biraz karamsarız ülkenin gittiği yer hakkında...ama unutmayalım ki bundan 86 yıl önce birileri bu olacakları görmüş ve önlem almıştır..bizim tek yapmamız gereken önlemleri devam ettirmektir..kör olmamak...verilen fırsatı çok iyi anlamaktır..

Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun...

Günün anlam ve önemine uygun olarakta sabah bana gelen Semih Poroy'un bir karikatürü sizlerle paylaşmak istiyorum...

Pazartesi, Ekim 26, 2009

İstanbul'da Haftasonu...özlemişim...

8000 kişinin ölümünden sorumlu Sırp Lider Karadziç yargılanıyor...30,000 kişinin ölümünden sorumlu terörist başına ise utanmasak Çankaya'yı vereceğiz..gel otur..zaten biz beceremiyoruz yönetmeyi gel sen yönet diyeceğiz..

Şimdi çıkmış herkes geçen hafta olanların kabul edilemez olduğunu söylüyor...ee olurken aklınız nerdeydi diye ben soruyorum..yalnız mıyım acaba?..hepimiz balık hafıza mı olduk?



Cumartesi gecesi çok keyifli bir gece geçirdik..Uzundur ihmal ettiğimiz Metin Zakoglu'nun evde tiyatrosuna gittik..."Bunlar çıldırmış olmalı" isimli yeni bir oyun sergilemeye başlamışlar..henüz gitmediyseniz mutlaka gidin..biletler surada...



Yukarıdaki fotoğrafı da sevgili çekmişti..birçok diğer fotoğraf ile birlikte...

Haftasonları İstanbul'da olmayı özlemişim çok...pazar sabahı erkenden kalktım..evde şahane bir kahvaltı hazırlamak üzereydim ki...sevgili uyandı..haydi dedik..House Cafeye gidelim...ikimizin de gözleri parıldadı..giyinip evden çıkmamız sadece 5 dakika sürmüştü...ordan caddede kısa bir yürüyüş..alışveriş..aktar ziyareti...göbek çatlamasını önlemek için aktarın yaptığı enfes karışımı koklaya koklaya eve geliş...Bu göbek çatlaması hadisesi için söylenen ve kullanılan dünya malzeme var..bende ekibe uydum aldım..bir tane pahalı kozmetik marka..badem yağı..ıdı bıdı..ama aktarın yapıp verdiği yağ en şahanesi..göbeğim hala nemli...hamilelikle de ilgili budur durumum...